Blogger tarafından desteklenmektedir.

Tek Derdımız Odev

SOSYAL BİLGİLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SOSYAL BİLGİLER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6.Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Evren Yayınları Cevapları Tüm Sayfalar

6.Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Evren Yayınları 63.Sayfa Cevapları

Gözden Geçirme"Millet ve kahraman çocuklarından meydana gelen ordu, o derece
birbiriyle kaynaşmıştır ki dünyada ve tarihte bunun örneği çok enderdir. Bu millî görünüş ile daima övünebiliriz."
Atatürkçülük, 1. Kitap, s. 197.

Atatürk'ün sözünden anladıklarınızı açıklayınız


CEVAP: Malazgirt savaşı 1071 1. Anadolu'nun kapıları Türklere açıldı ve Türkler kitleler halinde göç etmeye başladılar 2. Anadolu'da Türk tarihi başladı 3. Anadolu'da Beylikler kurulmaya başlandı. 4. Selçukluların ve Türklerin İslam dünyasındaki saygınlıkları arttı Miryokefalon savaşı 1176 1. Bizans'ın Türkleri tek başına Anadolu'dan atmak ümidi kalmad.

İstanbul'daki Harbiye Askerî Müze ve Kültür Sitesi Komutanlığını gezen birisi, bu müzede nelerle karşılaşabilir? Bu müzeyi hangi duygu ve düşünceler içerisinde gezer?
Müzede karşılaşacağımız bölümler:
1. Giriş Salonu:
Burada Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi binasının maketi ve müze koleksiyonundan seçme bazı objelerin yer aldığı Tanıtım Vitrini bulunur.


2. Tanıtım Salonu:
Bu salonda, Askeri Müzenin tarihi; 1846’dan günümüze kadar uzanan bir periyot içinde çeşitli fotoğraf, belge ve yayınlarla belgesel olarak anlatılmaktadır.


3. Atıcı Silahlar Salonu:
Bu salonda ok ve okçulukla ilgili eserler sergilenmektedir. 17-19.yy. arasındaki Osmanlı ok ve yayları, ok hedefleri, ok-yay muhafazaları, yay germe gereçleri, ok yatakları, yayı gererken parmağa takılan şestler salonun asıl eserleridir.


4. Binicilik Salonu:
19.-20.yy. binicilik ve süvari sınıfı ile ilgili malzemeler sergilenmektedir. Eyerlerde Alman, İngiliz tipinde yapılmış Türk eyerleri çoğunluktadır.


5. Fatih ve Yavuz Köşesi:
Fatih Sultan Mehmet (1451-1481) ve Yavuz Sultan Selim (1512-1520)’in atlı mankenleri,İstanbul’un fethinde Osmanlı gemilerinin karadan Haliç’e indirilmesini gösteren panaromik maket yer almaktadır.


6. Kesici Silahlar Salonu:
Sergilenmekte olan Avrupa kökenli kesici ve delici silahların en eski örneklerini orta çağ Avrupa kılıçları ve sırıklı silahlar grubu oluşturmaktadır. 


7. Savunma Silahları Salonu :
Avrupa savunma silahlarının büyük bölümünü Avrupa miğferleri oluşturmaktadır. En eski örnekleri 14.yy.a ait olan miğferlerin, 15. ve 16.yy.lara ait örneklerinde kapalı formlar çoğunluktadır. Bir veya birkaç parçalı yüz siperlikleriyle çok çeşitli örnekleri görülebilen bu miğferlerde bezeme yoktur.


8. Atatürk Dershanesi:
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Harp Okulu ve Harp Akademisi öğrenimini Askeri Müze Binası’nda tamamlamıştır. Mustafa Kemal’in Harp Akademisi 3. Sınıfını okuduğu dershane Atatürk anısına düzenlenmiş ve Atatürk’ün okul yaşamı ile ilgili fotoğraf ve belgeler de bu sınıfta sergilenmektedir.


9. Ateşli Silahlar Salonu:
16.yy.dan 20.yy. başına kadar yapılmış çeşitli Avrupa ve İslam ateşli silahları bulunur. Bunlar Fitilli, çakmaklı, kapsüllü ve iğneli olmak üzere gelişim gösteren tüfek ve tabancalardan oluşur.


10. Top Maketleri ve Küçük Çaplı Top Teşhir Salonu:
15 – 20. yy.lar arasına tarihlenen Osmanlı dönemi ahşap ve metal top modelleri ile yabancı devletlere ait modeller yer almaktadır.


11. Somali-Bosna-Kosova -İç Güvenlik Salonu:
Bu bölümde, Birleşmiş Milletler kararı gereği barışı korumak amacıyla Somali, Bosna ve Kosova’da görev yapan Türk Birliklerine ait sancak, üniforma, nişan ve madalya gibi malzemeler ile fotoğraflar sergilenmektedir.


12. Askeri Kıyafetler Salonu:
Osmanlı Devletinde Yeniçeri Ocağı’nın kurulması ile birlikte orduda görev yapan kişilerin ayrı bir kıyafet giymeleri kabul edilmiştir. Başlangıçta kıyafet tespitinde elbiseden çok başlıklara önem verilmiş ve askeri barışta halktan, savaşta ise düşmandan ayırmaya yarayacak başlıklar kullanılmıştır.


13. Bayrak ve Sancaklar Salonu:
Bu salonda Osmanlı İmparatorluğuna ait sancaklar, Cumhuriyet Dönemine ait Alay Sancakları ve yabancı devletlere ait bayraklar sergilenmektedir.


14. Çadırlar Salonu:
Askeri Müze’deki çadırların tümü Osmanlı İmparatorluğu dönemine aittir. En erken örnekleri 17.yy.dan başlayan çadır ve çadır parçalarından oluşur.


15. Şehitler Galerisi:
Bu bölüm tarih boyunca bağımsızlıkları ve Vatan toprağı uğruna büyük zaferler kazanırken, yine aynı uğurda canlarını feda eden tüm şehitlerimize atfedilmiştir.

Diğer Salonlar ise;
16. Meşrutiyet Salonu, 17. I. Dünya Savaşı Salonu, 18. Çanakkale Savaşı Salonu, 19. Kurtuluş Savaşı Salonu, 20. Kore-Kıbrıs Salonu, 21. Etnoğrafik Eserler Salonu, 22. Genelkurmay Başkanları Salonu, 23. Kenan Evren Salonu, 24. Atatürk Salonu, 25. Mehter Enstrümanları Salonu, 26. Harbiye Hamamı, 27. III. Selim Köşesi, 28. Fermanlar, Beratlar, Yazma Eserler Salonu.Halka Açık Mehter Konserleri: 500 kişilik modern Atatürk salonunda müzenin açık olduğu günlerde (Pazartesi-Salı dışında) her gün 15.00 – 16.00 saatleri arasında Mehterin tarihçesini anlatan İngilizce ve Türkçe multivizyon ile 20’şer dakikalık iki seans halinde verilen konser ilgi görmektedir.Askeri Müze Ziyaret Gün ve Saatleri: Dini bayramların birinci günü, yeni yılın ilk günü yanı sıra Pazartesi ve Salı günleri dışında her gün 09:00-17:00 saatleri arasında ziyarete açıktır.
Ziyarete açık olan her gün Saat 15:00-16:00 Mehter Takımı konseri vardır.

6.Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Evren Yayınları 67.Sayfa Cevapları

Gözden Geçirme
Tarihî gelişimleri göz önünde bulundurarak ticaretteki değişim ve sürekliliği gözden geçiriniz.


CEVAP: 
Ticaret yolu kavramı ile Antik Çağ’da yapılmış olan belli eski sokaklar belirtilmektedir. Bu yollar ülkeler arası güzergâhlar olup, ticaret mallarının nakliyesi için kullanılmıştır. Konumuzda asıl anlatılan şey, yolların nasıl yapıldıkları ve sağlamlıkları ile değil, daha çok ticaret ile ilgilidir. Yolların tanınmışlık dereceleri, kullanımları ve isimleri onları ayıran özelliklerdir.
Ticaret yolları, normalde işlenmemiş yollar idi ve ilk olarak Roma döneminde taşlar ile döşenip sağlamlaştırılmıştır. Güzergâhlar, genelde ya dağ sırtlarında ya da yamaç boyunca ilerleyen su kanallarını takip etmiştir. Yolun bir bölümünün bozulması halinde bozulan yerin hemen yanından ya da yaklaşık yüz metre ötesinden yola devam edilmiştir ki bu yöntem yola kıvrımlı bir nehir görüntüsü vermiştir. Ulaşım genelde yük hayvanları ya da atlar pahalı olduklarından öküzler tarafından çekilen tahta arabalar ile yapılmıştır. Dağlık bölgelerde oluşturulan patikalar ve havanın çok soğuk olduğu bölgelerde donmuş nehirler ve göller aynı zamanda ticaret yolu olarak kullanılmış, akarsu engellerini aşmak için ırmakların geçit yerleri kullanılmıştır.
Ortaçağ’da kullanılan ticaret yollarının işlenmemiş ve sağlam olmamaları, tahta arabaların tekerleklerinin sürekli çıkmasına ve millerinin kırılmasına neden olmuştur. O zamanın kurallarına göre bu tür durumlarda yere dökülen mallar, döküldükleri arazinin sahibinin malı olarak sayıldığından önemli bir gelir kaynağı haline gelmiştir. Dolayısıyla, yolların bozuk olması ve yol bakımı ile kimse ilgilenmemiş, hatta bazı mülk sahiplerinin, arabaların devrilmesi için yolları kasıtlı bir şekilde daha çok bozduklarına inanılmıştır.
Köprü, geçit ve vaha gibi kesişim noktaları, şehirleşmenin kökeni olarak sayılmaktadır. Ticaret yolları ağı üzerinde bulunan Kervansaraylar, misafirhaneler, şose evleri ve daha sonra ortaya çıkan postaneler gibi bazı tesisler, malları taşıyanlar için ayrı bir öneme sahip olmuştur. Bu tesisler geceyi güvenli bir şekilde geçirmek, yeme ve içme ihtiyaçlarını karşılamak, dinlenmek ve kafile ile sürücü değiştirmek için kullanılmıştır.
Dünyanın en uzun ve belki en ünlü ticaret yolu İpek Yolu’dur

6.Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Evren Yayınları 68.Sayfa Cevapları

• İslamiyetin çok kısa bir zamanda tüm engellemelere rağmen hızla yayılmasının sebepleri nelerdir? Söyleyiniz.
 

• Günümüzde dünyanın birçok yerinde İslam dinine mensup insanların olmasını neye bağlıyorsunuz?
 

• Dünyada resmî dini İslam olan kaç tane ülke biliyorsunuz? Adlarını söyleyiniz.

CEVAP: •İslamiyet, indirildiği ilk dönemlerden itibaren Peygamberimiz (sav)’in gösterdiği kararlılık ve samimiyet vesilesi ile büyük bir hızla yayılmıştır. Peygamberimiz (sav)’i örnek alan o dönemdeki Müslümanların kararlılığı ve adaleti de pek çok Arap kabilesinin İslamiyet'i seçmesinde çok etkili olmuş; Kuran ahlakı, bölge halkının hayatında olumlu yönde değişikliklere sebep olmuş, cahiliye dönemine ait karmaşa, haksızlık ve kan davaları ortadan kalkarak yerini huzur, güven ve barışa bırakmıştır. Uzun süre sonra ilk defa bölge insanları arasında gerçek manada saygı, sevgi, merhamet ve adalete dayalı bir düzen kurulmuştur.

•İslam evrensel bir dindir. Tüm insanlığa gönderilmiştir.İnsanlar Allah'ın varlığına ve birliğine akıllarını kullanarak inanmışlardır.Bu din sadece tek bir kavime gönderilmemiş bütün dünyaya yayılması için gönderilmiştir.Bu sayede dünyanın pek çok yerinde Müslüman bulunur. Türkler yani biz Sahabe-i Kiramdan sonra İslami tüm dünyaya yaymayı gaye edinmiş bir milletiz. Osmanlı devleti zamanında da dünyaya İslam fazlasıyla yayılmıştır.  

•Nüfusunun büyük bölümü Müslüman olan ya da resmi dini İslamiyet olan ülkelerin sayısı 63’tür. bu ülkeler şunlardır; 
-Afganistan                       -Arnavutluk
-Azerbaycan                     -Bahreyn
-Bangladeş                        -Batı Sahra
-Benin                                -Birleşik Arap Emirlikleri
-Bosna-Hersek                 -Brunei
-Burkina Faso                   -Cezayir
-Cibu                                  -Çad
-Eritr                                  -Endonezya
-Fas                                     -Fildişi Sahili
-Filistin                               -Gabon
-Gambiya                           -Gine
-Gine Bissau                      -Guyana
-Irak                                   -İran
-Kamerun                          -Katar
-Kazakistan                       -Kırgızistan
-Kosova                              -Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti
-Komor                               -Kuveyt
-Lübnan                              -Libya
-Makedonya                       -Maldivler
-Malezya                             -Mali
-Mısır                                  -Moritanya
-Mozambik                         -Nijer
-Nijerya                               -Özbekistan
-Pakistan                            -Senegal
-Sierra Leone                     -Somali
-Sudan                                -Surinam
-Suriye                                -Suudi Arabistan
-Tacikistan                         -Togo
-Tunus                                -Türkmenistan
-Uganda                              -Umman
-Ürdün                                -Yemen
-Türkiye

6.Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Evren Yayınları 72.Sayfa Cevapları

• Türklerle Abbasiler arasındaki ilişkilerin bu kadar iyi olmasının sebepleri neler olabilir?
 

• Türkler için yeni bir şehir kurulmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

CEVAP: • 1) Türklere ilk görev veren Abbasi halifesi Mansur’dur.
2) Harun Reşit saray muhafızlarını Türklerden oluşturmuştur.
3) Halife Me’mun ve Mutasım döneminde ise devlet içerisinde Türklerin rolü oldukça artmıştır.
4) Mu’tasım zamanında Abbasi ordusunda çoğunluk Türklerin eline geçmiş, Türkler için Bağdat yakınlarında Samerra şehrini kurdurmuştur.
5) Abbasiler Bizans sınırı boyunca kurdukları AVASIM ŞEHİRLERİNE (Tarsus, Adana, Antakya, Maraş, Malatya, Diyarbakır) Türkleri yerleştirmişlerdir. Bizans ile savaşlarda önemli rol oynamışlardır.
6) Mısır, Suriye ve devletin doğu illerinde vali olarak görev yapmışlardır. Devlet merkezinde vezir ve haciplik gibi görevler üstlenmişlerdir.
7) Tuğrul Bey 1055 I.Bağdat Seferi ile Abbasi halifesini Şii Büveyhoğulları’nın baskısından kurtarmışlardır.

• Abbasilerin düzenli bir ordusu yoktu. Savunma gücü olarak Türklerden yararlanıyorlardı. Bu yüzden sınırları korumak için Türkler için şehirler kurdular.

6.Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Evren Yayınları 73.Sayfa Cevapları

Gözden Geçirme
Türklerin İslamiyeti seçmeleriyle İslamiyetin
yayılması arasında nasıl bir bağlantı kuruyorsunuz?

CEVAP: İslamiyet'i her türlü iç ve dış tehlikelerden korumuşlardır. İslamiyet ' in yayılmasına ve bir dünya dini olmasına katkıda bulunmuşlardır. İslam dünyasına önemli devlet, bilim ve sanat adamları kazandırmışlardır. İslam Kültürünü geliştirerek batıya tanıtmışlardır. (Büyük Selçuklular ve Osmanlılar). Bugün, İslam bilim ve kültürünü laik devlet yapısı içerisinde geliştirmektedirler (Türkiye Cumhuriyeti).

6.Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Evren Yayınları 77.Sayfa Cevapları

Gözden Geçirme
Karahanlılar, Gazneliler ve Büyük Selçuklular
zamanındaki ünlü devlet adamlarının özelliklerini ve
Türk - İslam dünyasına katkılarını değerlendiriniz.

CEVAP:
  • Türk İslam Devletleri’nde, İslam öncesi Türk Devletleri’nde görülen “ülke hanedan mensuplarının ortak malıdır” ve “kut anlayışı” devam etmiştir.
  • “Kut”un belli bir hanedana verilmesi düşüncesn devamı nedeniyle, Timur Oğuz Han soyundan gelmediği için “Han” ve “Sultan” ünvanı verilmemiş “emir” denmiştir.
  • “Kut anlayışı” Memlûklulerde uzun bir süre uygulanmamış kabiliyetli kişiler ordunun onayı ilehükümdar olmuştur.
  • İslamî dönemden önce olduğu gibi, hükümdar ailesinden olan erkeklerin tahta geçme hakkı bulunmaktadır. Bu sebeple merkezî otorite güçlü tutulamış, taht kavgaları devleti zayıflatmıştır.
  • Tahta geçmede İslam öncesi dönemde aile mensupları ve beyler etkili iken bu dönemde devlet adamları daha etkili olmuştur.
  • Türkiye Selçuklularında büyük şehzadenin tahta geçmesi geleneği uygulansa da, devlet adamlarının etkisiyle her zaman buna uyulmamıştır (I. Gıyaseddin Keyhusrev, İzettin Keykavus).
  • Hükümdarlar çocuk yaşta başa geçtiklerinde devleti yönetme sorumluluğu geçici olarak Naiblere verilirdi.
  • Büyük Selçuklularda “melik”lerin (şehzadelerin) yetiştirilmesinden “atabey” unvanlı görevliler sorumludur.
  • Üstün sıfatlarla nitelendirilen hükümdar, “saray”, “hükûmet”, “ordu” ve “adalet” müesseselerinin başında bulunmaktadır.
  • Hükümdar “yasama”, “yürütme” ve “yargı” yetkilerini şahsında toplamıştır.
  • Hükümdar zulem uğrayan halkın kendine ulaşacağı “Divan-ı Mezalim”e başkanlık ederdi. Ordulara kumanda eder, yüksek memurları tayin ederdi.
  • Sultan’ın belirli kuralalra dahilinde bildirdiği emirler kanun hükmünde olup itaat şarttır.
  • Karahanlılarda hükümdarlara “İlig”, “Hakan”, “Han” ünvanlar verilmiştir. Türk-İslam Devletlerinde “Sultan” ünvanını kullanan ilk hükümdar Gazneli Mahmut’tur. Selçuklularda ise ilk zamanlarda “Melik”, “Emir” ünvanları kullanılırken, Melikşahla birlikte “Sultan-ı Azam” ünvanı kullanılmıştır.
  • Hükümdarlık sembolleri; hutbe okutmak, para bastırmak, tuğra, sancak, taht, çetr(şemsiye), saltanat çadırı, asa, nevbet, tıraz (Abbasi halifelerinin gönderdiği giyisi), hilat (tıraz ile beraber gelen eşyalar), menşur (halifenin gönderdiği yazılı belge)

6.Sınıf Sosyal Bilgiler Ders Kitabı Evren Yayınları 85.Sayfa Cevapları

Çoktan Seçmeli
Aşağıda verilen soruların cevabı olan seçeneği işaretleyiniz.

6. Aşağıdakilerden hangisi kervansaraylardaki bir özellik değildir?
A) Yolcuların dinlendiği bir yerdir.
B) Kervansarayların varlığı ticari faaliyetleri yavaşlatmıştır.
C) Ticaret yapanlar için çok önemlidir.
D) Yol üzerinde bulunur.

7. Türklerin İslamiyete geçişiyle birlikte Türk devletlerinin çoğunda daha önce olmayan hangi özellik görülmeye başlamıştır?
A) Öldükten sonra dirilmeye inanmaya başlamışlardır.
B) Cennet ve cehenneme inanmaya başlamışlardır.
C) Hz. Muhammed'in son peygamber olduğuna inanmaya başlamışlardır.
D) Tek Tanrı inancını benimsemeye başlamışlardır.

8. Toplumsal yardımlaşma, Türk ulusunun eskiden beri taşıdığı üstün bir özelliktir. Ulusumuz bu özelliğini çoğu zaman atasözleri ile de anlatmıştır.
Aşağıda verilen atasözlerinden hangisi, yardımlaşmacı özelliğimizi anlatanlardan biri değildir?
A) Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
B) Dost kara günde belli olur.
C) El eli yıkar, el de yüzü.
D) Keskin sirke küpüne zarar verir.

9. Kaşgarlı Mahmut’un Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla yazdığı eser aşağıdakilerden hangisidir?
A) Divan-ı Lügat'it-Türk 
B) Kutadgu Bilig
C) Divan-ı Hikmet
D) Atabetü’l Hakayık

10. Aşağıdakilerden hangisi, Türk-İslam devletlerinin Türk kültür tarihine etkisine bir örnek değildir?
A) Nevruz Bayramı
B) Hıdırellez
C) Yılbaşı 
D) Sünnet töreni